Albert Einstein´s spezielle Relativitätstheorie
Teil 1
Teil 2
Teil 3
Teil 4
25.03.2008
22.03.2008
Was ist VEHIM?


"Allâhumme ahricniy min zulûmatil vehmi ve ekrimniy binûril fehmi"
"O Allah Errette mich von den Dunkelheiten des VEHIM`S,
und schenke mir mit deinem Nur (Licht) einen Verstand! "
so wie die Tauhid Reiser wissen ist unter der Kontrolle des VEHIM zu sein
ist das schlimmste was es gibt.
Die größte gefahr die den Mensch von seinem Schöpfer Entfernt ist
die Vehim Gardine/Verhüllung.
Wer von dieser Gardine Befreit wird,
wird zu Allah Erleuchtet, und gewinnt ein "Nah sein" zu Allah,
und was dies für ein großes Geschenk ist wissen nur die,
die diese Position Erreicht haben.
Wenn sie während sie auf ihrem Erdleben zu Allah "Nah sein" möchten
und von den Dunkelheiten des VEHIM´s Befreit werden möchten rezitieren sie diese Formel 100 mal am tag.
übersetzt aus
http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/dua/dua41.htm
Was ist "Vehim"?..
Vehim ist das Unreale als wahr nehmen, und das Reale (Existierende)
als Unwahr annehmen...
Dies ist ein System welches nach der Annahme/Hypothese/Voraussetzung
der Vorstellung/Ahnung/Annahme/Meinung Arbeitet.
Das erste was es "nicht gibt" ist deine eigene freiwillige Existens!
Obwohl es sie nicht gibt zeigt dir, das Vehim, sie als war..
So lange der Gedanke "mich gibt es"
und die Vorstellung eines Existierenden Gottes Unabhängig von Ihm
(Dualität) da ist, wird Er ein Leben Leben, welches auf das Körperliche Begründet ist.
So lange der Mensch sich als ein Seperates Wesen von Allah sieht,
und glaubt das Er ein Freiwilliges/Unabhängiges Wesen ist;
ist Er unter der Kontrolle des Vehims, und Lebt nach den Wünschen des Vehims,
und aus diesem Weg sich zu Bekehren! ist gar nicht so Einfach..
Er sagt "Ich" und Lebt in die Richtung des Ego´s..
Seine Wünsche und wille, sind auf sein Ego, auf das Körperliche Begründet.
Diese sind zeichen das man unter der Kontrolle des Vehim´s ist!
übersetzt aus
http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/kendini/kendini25.htm
20.03.2008
Dua ve zikir A.H.
DUA VE ZİKİR
Bak dostum;
Bil ki, bu kitab, sana hayatında verilen en değerli şeylerden biridir!..
Bu kitap, sana Rabbinin seslenişi; sana açtığı özel kapıdır!.. Kim, olursan ol; işin, meşgalen ne olursa olsun; hangi dinden olursan ol; bil ki...
Rabbin seni beklemektedir ve kapısı sana açıktır!..
Sorma, Rabbimin kapısı nerede diye; sende "O" kapı; gönlünde!.
Senden sana açılan bir kapının ardında!..
Bu kapı, DUA ve ZİKİR kapısıdır!.. Gönlünden Rabbine açılan kapıdır!.
Rabbine yöneliş ve HACET kapısıdır!.
Gökte ve ötende sandığın TANRI'nı terket; sonsuz - sınırsız ALLAH'a yönel; O'nun, her noktada ve zerrede mevcût olduğunu farket; ve O'nu GÖNLÜNDE bulmaya çalış!.
Sonra iste O'ndan, ne istersen!.. Eşini, işini, aşını; ister mevlânı, ister şifânı!.
Bil ki, seni, her isteğine ve her arzuna kavuşturacak tek şey DUA ve ZİKİR'dir.
Bil ki dostum; her zerrede tüm özellikleriyle mevcûd olan ve kendinden gayrının varlığı aslâ sözkonusu olmayan ALLAH, SENDEN SANA İCABET EDECEKTİR!.
SEN, bilesin ki, yeryüzünde "HALIFE"sin!.. HALİFE olarak sana, gönlüne, BEYNİNE bahşedilmiş yüce güçlerden haberin var mı?...
DUA ile ZİKİR ile, o muhteşem BEYNİN ile, kendindeki mekanizmayı harekete geçirebileceğinden haberin var mı?...
"EN GÜÇLÜ SİLAH" olarak sana bağışlanmış DUA mekânizmasını biliyor musun?...
Fakîr, garîb, nîce kişiler DUA ve ZİKİR ile nîce ZALİM SULTANLARI helâk ettiler!.
Nîce yoksullar, büyük zenginliklere hep DUA ve ZİKİR ile eriştiler!..
Nîce, dertli, sıkıntılı, hastalıklı, ezâ, çile çekenler, hep kurtuluşu, selâmeti DUA ve ZİKİR'de buldular!..
Bil ki dostum...
SENDE, dünyanın en güçlü silâhı olan DUA ve ZİKİR cihâzı mevcûttur.
BEYNİNDEKİ, GÖNLÜNDEKİ bu en güçlü silâhı kullanmasını öğrenerek; bu yaşadığın dünyanın ve ölümötesi yaşamın tüm güzelliklerine erişebilirsin!..
Ya da, DUA ve ZİKİR mekânizmasını kullanmaz, paslandırıp, bir kenara terkedersin, ki bunun cezasını da sonsuza dek çekersin!..
Sana, karşılıksız, bedava verilmiş bir mekânizmadır bu!.. Hîbedir!..
DUA ve ZİKİR için kimseye muhtaç değilsin ve kimseyi aracı koymak zorunda da değilsin!..
İster, bu kitaptan yararlan; ister gönlünden geldiği gibi yönel!.. Ama kesinlikle, kendindeki, bu dünyanın en kıymetli cihâzı olan DUA ve ZİKİR cihâzını kullanmasını öğren.
Göreceksin dünyan nasıl güzelleşecek
http://www.ahmedhulusi.org/kitap/duavezikir.htm
19.03.2008
Muhammed Avs. 99 Namı

Abdullah: Allah (cc)' ın kulu
Âbid: Kulluk eden, ibadet eden
Âdil: Adaletli
Ahmed: En çok övülmiş, sevilmiş
Ahsen: En güzel
Alî: Çok yüce
Âlim: Bilgin, bilen
Allâme: Çok bilen
Âmil: İşleyici, iş ve aksiyon sahibi
Aziz: Çok yüce, çok şerefli olan
Beşir: Müjdeleyici
Burhan: Sağlam delil
Cebbâr: Kahredici, gâlip
Cevâd: Cömert
Ecved: En iyi, en cömert
Ekrem: En şerefli
Emin: Doğru ve güvenilir kimse
Fadlullah: Allah-ü Teâlanın ihsânı, fazlına ulaşan
Fâruk: Hakkı ve bâtılı ayıran

Fettâh: Yoldaki engelleri kaldıran
Gâlip: Hâkim ve üstün olan
Ganî: Zengin
Habib: Sevgili, çok sevilen
Hâdi: Doğru yola götüren
Hâfız: Muhafaza edici
Halîl: Dost
Halîm: Yumuşak huylu
Hâlis: saf, temiz
Hâmid: Hamd edici, övücü
Hammâd: Çok hamdeden
Hanîf: Hakikate sımsıkı sarılan
Kamer: Ay
Kayyim: Görüp, gözeten
Kerîm: Çok cömert, çok şerefli
Mâcid: Yüce ve şerefli
Mahmûd: Övülen
Mansûr: Zafere kavuşturulmuş
Mâsum: Suçsuz, günahsız
Medenî: Şehirli, bilgilive görgülü
Mehdî: Hidayet eden, doğru yola erdiren
Mekkî: Mekkeli
Merhûm: Rahmetle bezenmiş
Mes'ûd: Mutlu
Metîn: Çok sağlam ve güçlü
Muallim: Öğretici
Muktedâ: Peşinden gidilen
Mübârek: Uğurlu, hayırlı, bereketli
Müctebâ: Seçilmiş
Mükerrem: Şerefli, yüce
Müktefî: İktifâ eden, yetinen
Münîr: Nurlandıran, aydınlatan
Mürsel: Elçilikle görevlendirilmiş
Mürtezâ: Beğenilmiş, seçilmiş
Muslih: Islah edeci, düzene koyucu
Mustafa: Çok arınmış
Müstakîm: Doğru yolda olan
Mutî: Hakka itaat eden
Mu'tî: Veren ihsân eden Müşâvir: Kendisine danışılan
Nakî: Çok temiz
Nakîb: Halkın iyisi, kavmin en seçkini
Nâsih: Öğüt veren
Nâtık: Konuşan, nutuk veren
Nebî: Peygamber
Neciyullah: Allah' ın sırdaşı
Necm(i): Yıldız
Nesîb: Asil, temiz soydan gelen
Nezîr: Uyarıcı, korkutucu
Nimet: İyilik, dirlik ve mutluluk
Nûr: Işık, aydınlık
Râfi: Yükselten
Râgıb: Rağbet eden, isteyen
Rahîm: Mü'minleri çok seven
Râzî: Kabul eden, hoşnut olan
Resûl: Elçi
Reşîd: akıllı, olgun, iyi yola götürücü
Saîd: Mutlu
Sâbir: Sabreden, güçlüklere dayanan
Sâdullah: Allah' ın mübârek kulu
Sâdık: Doğru olan, gerçekci
Saffet: Arınmış, seçkin kişi
Sâhib: Mâlik, arkadaş, sohbet edici
Sâlih: iyi ve güzel huylu
Selâm: Noksan ve ayıptan emin olan
Seyfullah: Allah' ın kılıcı
Seyyid: Efendi
Şâfi: Şefaat edici
Şâkir: Şükredici
Tâhâ: Kur'ân-ı Kerîm' deki ismi
Tâhir: Çok temiz
Takî: Haramlardan kaçınan
Tayyib: Helal, temiz, güzel, hoş
Vâfi: Sözünde duran, sözünün eri
Vâiz: Nasihat eden
Vâsıl: Kulu Rabb'ine ulaştıran
Yâsîn: Kur'ân-ı Kerîm' deki ismi, gerçek insan, insan-ı kâmil
Zâhid: Mâsivadan yüz çeviren
Zâkir: Allah' ı çok anan
Ya Rassoul Allah
Esma ül Husna

99 Esma
Ebù Hureyre Radı’yallahu Anh naklediyor:
“Rasùlullah Salla’llahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
-Allah’ın yüzden bir eksik,99 ismi vardır.Her kim bunları ihsâ ederse Cennet’e girer...
1.Hu vallahulleziy lâ ilâhe illâ Hu 2. Rahman 3.Rahîym 4.Melik 5.Kuddûs 6.Selâm 7.Mü’min 8.Müheymin 9. Aziz 10.Cebbâr 11.Mütekebbir 12.Hâlik 13.Bâri 14.Musavvir 15.Ğaffar 16.Kahhar 17.Vahhab 18.Rezzâk 19.Fettah 20.Alim 21.Kaabız 22.Bâsıt 23.Hafıd 24.Râfi 25.Muizz 26.Muzill 27.Semi 28.Basir 29.Hakem 30.Adl 31.Lâtif 32.Habir 33.Halim 34.Azim 35.Gafûr 36.Şekûr 37.Âliyy 38.Kebir 39.Hafîz 40.Mukit 41.Hasib 42.Celîl 43.Kerîm 44.Rakîb 45.Mucîb 46.Vasî 47.Hakim 48.Vedûd 49.Macid 50.Bâis 51.Şehîd 52.Hakk 53.Vekîl 54.Kaviyy 55.Metin 56.Veliy 57.Hamid 58.Muhsî 59.Mubdî 60.Muîd 61.Muhyî 62.Mumît 63.Hayy 64.Kayyum 65.Vâcid 66.Macîd 67.Vâhidül Ahad 68.Sâmed 69.Kaadir 70.Muktedir 71.Mukaddim 72.Muahhir 73.Evvel 74.Âhir 75.Zâhir 76.Bâtın 77.Vâli 78.Müteâli 79.Berr 80.Tevvab 81.Muntakim 82.Afuvv 83.Raûf 84.Mâlik-el mülk 85.Zül Celâl-i vel ikrâm 86.Muksıt 87.Câmi 88.Ğani 89.Muğnî 90.Mâni 91.Dârr 92.Nâfi 93.Nûr 94.Hâdi 95.Bedî 96.Bâki 97.Vâris 98.Reşîd 99Sabûr (celle celâluhü)

1-HU :Mutlak Zât’a işâret.
2-RAHMAN :Sonsuz Esmâ ve Sıfat Sahibi
3-RAHİM :Varlıklar içinde seçtiklerine kendini tanıtan.
4-MELİK : Mülkünde tasarruf sahibidir.Herşey O’na muhtaç.
5-KUDDÛS :Sınırlılıktan mukaddes ve arı.
6-SELÂM :Yakin halini yaratan.
7-MÜ’MİN :Gaybın sonsuz sırlarına açık idrâkı oluşturan.
8-MÜHEYMİN : Hiçliği hissettiren,hayrete salan,yüceliğiyle kendinden geçiren
9-AZİZ : Mutlak gâlip.Eşi ve benzeri olmayan.
10-CEBBAR : Hükmünü zorunlu olarak ister istemez kabul ettiren.
11-MÜTEKEBBİR : Kibriyâ sahibi.
12-HÂLİK : benzeri ,örneği olmayan şeyi meydana getiren.Takdir eden.
13-BÂRİ : Her yarattığını farklı ,yeni bir icâd ile meydana getiren.
14-MUSAVVİR : Mânâları şekillendiren.
15-ĞAFFAR :Dilediği tüm kusurları bağışlayan.
16-KAHHAR :Dilediği herşeyi ortadan kaldıran.
17-VAHHAB : Karşılıksız olarak ihsânda bulunan.
18-REZZAK :Sonsuz mânâları ile sürekli besleyen.
19-FETTAH : Sürekli aşama kapıları açan,tüm kapanıklıkları geçirten.
20-ALÎM :Mânâların oluşturduğu tüm kompozisyonların her hâlini bilen.
21-KAABIZ : İzhâr ettiklerini geri alan,kudreti altında tutan.
22-BÂSIT :Açan,yayan,genişlik veren.
23-HÂFID :En değersiz hâle düşüren.
24-RÂFİ : Yükselten.
25-MUİZZ :İzzet bahşeden,değerli kılan.
26-MUZİLL :Zillete düşüren,değersiz kılan,alçaltan.
27-SEMÎ :Yaratıklarının hitâplarını her hâli ile algılayan.
28-BASİR :Yaratıklarının her hâlini değerlendiren.
29-HAKEM :Hüküm sahibi ve hükmü kayıtsız şartsız yerine gelen.
30-ADL :Her birimi ne için varettiyse,ona hakketiğini veren.
31-LÂTİF :Lûtuf sahibi,birimin özünde ve yapısında yer alır biçimde mevcût.
32-HABİR :Şey’in varlığıyla kendisinden haberdar olan.
33-HALİM : Yumuşaklık ve hoşgörü sahibi.
34-AZİM :sonsuzluğuyla azâmet sahibi.
35-ĞAFUR : Suçluları bile küçük düşürmek istemeyen.Örtücü.
36-ŞEKUR :Değerini bilene fazlasıyla karşılık veren.
37-ALİYY :Yüce; fevkalâde yüksek.
38-KEBİR :Sonsuz mânâlara sahip olmasından ileri gelen üstünlük sahibi. EKBER : Sonsuz mânâlara sahip olmasından ileri gelen üstünlüğüyle ancak kendi kendini değerlendirebilen yüce Zât.”ALLAHÛ EKBER” :Ancak Allah,kendi sonsuz yüce vasıflarını hakkıyla değerlendirebilir; anlamında anlaşılabilir.
39-HAFİZ :Koruyan,muhafaza eden,ayakta tutan.
40-MUKİT : Varettiklerinin yapılarına göre gıdasını veren.
41-HASİB :İhtiyaçları karşılayan ; her an her varlığın yaptığının hesabını görerek hesabına göre bir sonraki aşamaya geçirten.
42-CELİL :Zâtıyla tüm kemâl sıfatlarına sahip : hükümran olan.
43-KERİM : Sınırsız cömertlik sahibi.
44-RAKİB :yaratılmışların tümünü her an kontrolünde tutan.
45-MUCİB :Tüm yönelenlerin dileklerine cevap veren.
46-VASÎ :Sonsuz genişlik ve tahammül sahibi;nimeti bol olan.
47-HAKÎM :Her fiilinde bir hikmet ,bir sebep,bir gerekçe yatan.
48-VEDÛD : Aşk kaynağı; sevilen gerçek ve tek varlık.
49-MECİD :Şânı,nâmı yüce olan.
50-BÂİS :Bir yaşam bitiminin hemen akabinde yeni bir yaşamı başlatan.
51-ŞEHİD :Her şeyin,her olayın gerçeğini gören.
52-HAKK:Gerçekte yegâne var olan.
53-VEKİL :Vekil tutanların işini en mükemmel biçimde sonuçlandıran.
54-KAVİ :Tüm kuvvelerin oluşmasını sağlayan tek kuvvet sahibi.
55-METİN :Kendisine herhangi bir zaaf gelmeksizin sapasağlam kalan.
56-VELİ :Yardımcı,hâmi,dost ;dilediğine arka çıkıp onları kemâle ulaştıran.
57-HAMİD : Hamd kendisine ait olan. Senâ,övgü Allah’a aittir!..
58-MUHSİ : Sonsuz varlıkları her zerrelerine kadar özellikleriyle yaşayan.
59-MUBDİ :Tüm varlıkları benzerleri mevcût olmadığı halde yoktan vareden.
60-MUİD : Yaratılmışları yok ettikten sonra yeni bir biçimde yeniden vareden.
61-MUHYİ : Hayata kavuşturan,can veren.
62-MUMİT : Ölümü TATTIRAN,dönüştüren.
63-HAYY :Sonsuz dirilik ,canıllık sahibi.
64-KAYYUM :kendi varlığı ile kâim olup,mevcûdâtı varlığıyla var kılan.
65-VACİD :Ne bağışlarsa bağışlasın varlığından hiç bir şeyi eksiltmeyen.
66-MACİD : Şan ,şeref,yücelik sahibi.
67-VAHİD-ÜL EHAD : Cüzlerden,parçalardan meydana gelmemiş TEK.
68-SÂMED :Varlığına bir şeyin girmesi,çıkması olanaksız ,ihtiyaçtan beri.
69-KAÂDİR :Kudreti herşeye yeten.
70-MUKTEDİR :İktidÂrı tüm varlıkta geçerli olan.Mutlak tasarruf sahibi.
71-MUKADDİM :Dilediğini öne geçiren.
72-MUAHHAR :Dilediğini geri bırakan ,erteleyen.
73-EVVEL : Başlangıcı olmayan ; ilk.
74-ÂHİR : sonu olmayan ; sonraki.
75-ZÂHİR :Apaçık ortada olan;algılanabilen.
76-BÂTIN : Gizli,ortada olmayan,algılanamayan.
77-VÂLİ :Herşeyi tedbir ve idâre eden.
78-MÜTEÂLİ : Yüceliği yayan ;sonsuz sınırsız yücelik sahibi zât.
79-BERR : Varlıklara kolaylık ve istedikleri iyilikleri veren.
80-TEVVAB :Pişman olanların bağışlanma taleplerini kabul eden.
81-MUNTAKİM :Zarar vereni yaptığının karşılığıyla ödeştiren.
82-AFUV :Sonsuz biçimde dilediğini affedip günâhını silen.
83-RAÛF : son derece merhametli ,acıyan.
84-MÂLİK-EL MÜLK : Tüm boyutlarıyla mevcûdâtın TEK sahibi.
85-ZÜL CELÂLİ VEL İKRAM :Mutlak hüküm ve ikrâm sahibi.
86-MUKSİD :Herşeyi yerli yerinde yapan. Zâlimden,mazlumun hakkını alan.
87-CÂMİ :Dilediği tüm mânâları,dilediği anda ve dilediği yerde toplayan.
88-GANİ:Kavramlar üstü.Yegâne zenginlik sahibi.
89-MUGNİ :Zenginleştiren ; zenginlik veren her mânâda ve boyutta.
90-MÂNİ :Önleyen; engelleyen;istemediğinin almasına izin vermeyen.
91-DARR : Zarara uğratan. Her şer kabul edilenin mutlak varedicisi.
92-NAFİ : Yararlandıran. Her hayır kabul edilenin mutlak varedicisi.
93-NÛR : Açığa çıkaran ; idrâk ettiren ; kendisiyle irşâd olunan.
94-HÂDİ :Hidâyet eden ; gerçeğe yönlendiren ; gerçeği görmeyi sağlayan.
95-BEDÎ :Bir benzeri olamayan şeyleri icât eden. Varlığında benzeri olmayan.
96-BÂKİ :Sonsuza dek yegâne varolan.
97-VÂRİS :Tüm varlıkların gerçek tek vârisi.
98-REŞÎD :Varlıkları varediş gayesine göre hedefine ulaştıran;olgunlaştıran.
99-SABÛR :Sabırla ,rızâsı olmayan şeylerin neticesini bekleyen.
Hadîs-i Şerîf ‘te belirtilen “İHSA”; saymak,mânâsını bilmek ve elden geldiğince mânâlarıyla hallenmek anlamındadır...
Ki bu da “ALLAH’IN AHLÂKIYLA AHLÂKLANMAK”tır.
18.03.2008
Der Gesteuerte Mensch

Huvelleziy halekasSemavati vel'Arda fiy sitteti eyyamin sümmesteva 'alel'Arş*
ya'lemu ma yelicu fiyl’Ardı ve ma yahrucu minha ve ma yenzilu minesSemai
ve ma ya'rucu fiyha* ve HUve me'akum eyne ma küntüm*
vAllahu Bima ta'melune Basıyr;
57 Das Eisen 4 (el HADID)
"Er ist es, Der die Himmel und die Erde erschuf in sechs Zeiten, dann setzte Er Sich auf den Thron.
Er weiß, was in die Erde eingeht und was aus ihr hervorkommt,
was vom Himmel niederkommt und was zu ihm aufsteigt.
Und Er ist mit euch, wo immer ihr sein mögt. Und Allah sieht alles, was ihr tut."
"dann setzte Er Sich auf den Thron." (kommt 7 mal vor im Qoran)
"Und Er ist mit euch, wo immer ihr sein mögt"
was ist ein Thron?
Ein Majestätischer Sessel?
Ein Sessel von wo man alles Steuern kann wie in einem Flugzeug/Raumschiff der Kapitän?
oder wie der Opa mit einer Fernbedienung in der Hand, auf seinem Massagensessel?
Allah ist immer bei uns wo immer wir sind,
ob Wir dies Akzeptieren oder nicht so steht es im Qoran..
Allah wollte das man sich vor Adam A.s. Beugt,
Denn Er Eroberte Adam´s Thron!
Er Setzte sich auf Ihn,
und die Engel Beugten sich vor Allah,
der auf dem Thron Adam´s "SAß"!
Der Thron Allah´s ist ein Punkt in dir, Der Verstand;
der alles Bewertet( ELHAMDULILLAH ), Entscheidet, und Verwirklicht.
Der Punkt den Allah Te´Ala Steuert!
(wird von 4x2 Engel geTragen?!)
17.03.2008
Das Netz O

Es gibt manche Tiere sie können den Namen Allah Rezitieren oder sogar Gebete Lesen,
Ein Papagei, oder einige Vögel..
oder Löwen..
Jedes Wesen Rezitiert in seiner eigenen sprache Allah sagt Qoran, aber Wir können sie nicht Verstehen.
Ich habe vorhin eine Spinne Gesehen und überlegte mir was für eine Rezitation sie hat?
Was sagt die Spinne? Man kann sie nicht Hören!
Ich habe sie gefragt sie hat gesagt siehst du nicht : O O O O
: )
"Und wer sich (um Allahs willen) abmüht,
tut das zu seinem eigenen Vorteil.
Allah ist auf niemand in der Welt angewiesen
(Ğaniyyün anil alemiyn;)."
Die Spinne 6
Dabbe T ül Arz?
Dabbe etwas was aus der Erde rauskommt und zu den Menschen spricht.
Das Wort dabbe hat im Indischen eine interessante Bedeutung:
Etwas was sich wie ein Spinnenetz verbreitet.
wie Internet!
Wenn dabbe das Netz (internet,Technologie) ist,
wird es diese Technologie nicht mehr lange geben.
"Das Gleichnis derer, die sich Helfer außer Allah nehmen,
ist wie das Gleichnis von der Spinne,
die sich ein Haus macht;
und das gebrechlichste der Häuser ist gewiß das Haus der Spinne
wenn sie es nur begreifen würden!"
Die Spinne 41 Al Ankebut
Diese Technologie sogar noch besser? gab es vor uns auch, berichtet der Qoran..
"Haben sie nicht erfahren, wieviele Generationen Wir vor ihnen untergehen ließen?
(Generationen) denen wir auf der Erde Macht gegeben haben,
was WIR euch nicht ermöglicht haben, Wir haben ihnen reichlich Regen beschert,
und Wir haben Flüsse unterhalb ihrer Anwesen fließen lassen.
Wegen ihrer Sünden haben Wir sie untergehen und
andere Generationen von Menschen folgen lassen."
Das Vieh 6:6
und Wir haben Flüsse unterhalb ihrer Anwesen fließen lassen.
Der Strom fliest Unter uns Strom entsteht aus Wasser!
"Mein Volk wird 1000 Jahre Überleben aber 1500 werden sie nicht Sehen"
Muhammed A.v.s.
Es gibt natürlich immer eine andere seite des Madaillions..
Wenn es Sein Volk nicht mehr geben wird,
muss es ein neues Volk geben.
?
Jesus A.s. der LEHRER wird 73 jahre Leben davon 40 Jahre Regieren..
Er wird ein neues Volk Begründen/ alle Völker & GLauben unter einem Dach/Flagge? Vereinen.
Den Frieden=Islam und das Lebens System in den Goldenen Zeiten Lehren.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)